Amy WAAF Radyo Kanalındaki The Hill-Man Morning Show’a Röportaj Verdi (5 Ağustos)

 (Sunucuların isimlerini bilmediğimden ve seslerini tanımadığımdan isimlerini ayrı ayrı yazamadım, üzgünüm.)

Bu radyo istasyonunun iyi bir arkadaşı olmuş Amy Lee, yeni müzikleri ve onları ne zaman görebileceğimiz hakkında konuşmak için şimdi burada… Amy?

Amy: Evet?

Günaydın.

Bir çıtır geldi aramıza.

L.B., yapma. Amy bunu sevmez. Kendisine çıtır denmesini sevmez. Sadece müziği için dikkate alınmasını istiyor, değil mi Amy?

Amy: Yok, öyle de iyi. Lütfen ne kadar çekici olduğumu söyle! Bana yardım ediyor. Günaydın.

New York’tasın değil mi? Seni biraz geri döndürmeye çalıştım.

Amy: Aslında şu an Nashville’deyim, vereceğimiz birkaç konser için prova yapıyoruz.

İnsanlar kaçırıldığını ya da Playboy’a çekim yapmak için gittiğini falan söyledi ama yok, sadece ara verdin, değil mi?

Amy: Yapılacak şey bu. Yani, bu iş hız veya miktarla değil de kaliteyle alakalı. Bu yüzden harika bir şey yapmak için acele etmedik, tabii bu zaman aldı. Hatta başlarda yazmıyordum hiç, başlarda sadece kaçmak istedim. Bu Evanescence işini 14 yaşından beri yapıyorum, o yüzden “Tamam, bakalım şimdi kimim,” diye durmak güzel oldu. Yani, 14-15-16 yaşında ve bunu yaparken kim olduğumu biliyordum. “Bakalım, gruptan ayrı olarak ben kimim.”

Evlenmiş olman ve o hayatı da yaşamak istemen de bir etken miydi?

Amy: Evet, tabii ki. Yani, hep yolda olmak pek normal bir hayat gibi değildi; pek o güzel, normal şeylere –kocana veya karına- odaklanmak için fırsat da bulamıyordun. Yani, evet. 2007’de turun ortasında evlendik ve balayı bittikten hemen sonra tura geri döndük. Yani bitirdiğimizde şöyleydim: “Tamam, tamam, biraz sakin olalım. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Bir şeylerden esinlendiğimizde size haber verir, nasıl olduğunu söylerim.”

Şeyi sormak istiyordum, sen böyle yaşarken başka bir kadın sanatçı çok göze çarpmaya başladı. Lady Gaga hakkında ne düşünüyorsun?

Amy: Bilmiyorum. Karmaşık duygularım var. Açıklaması zor. Benim fikrimin çok da önemli olduğunu sanmıyorum, çok farklı iki şeyiz sonuçta. Tamamen bir şovmen olduğunu düşünüyorum. Şarkıları ve kıyafetleri bazen çok ilham verici, bazen sadece garip ama bilmiyorum, ondan nefret falan etmiyorum.

Evet, biliyorum. Hep ilginç olduğunu düşünüyorum, geçmişte bazı kadınların sahnede nasıl davrandıkları ve nasıl giydikleri hakkında çok sert duygular besliyordun. Peki, Rihanna hakkında ne düşünüyorsun?

Amy: Bilmem, değişir. Bazen hoş olduğunu düşünüyorum. Favorim değil. Genellikle… Yani, “Ay, memelerden nefret ediyorum!” gibi bir şey değil. Yani, ben lisedeyken, müzik endüstrisinde “pop kızı” olmayan çok az kadın vardı. Olay hep cinsellikteydi ve o zamanlar “Hey! Ben öyle değilim!” diyip bunu göstermenin önemli olduğunu düşünüyordum. O zamanlarda bir kadın olmak, herkes doğal olarak öyle olmamı bekliyor gibiydi. Ki bekliyorlardı aslında. O yüzden sanki hep bir kutu üstüne çıkıp “Hey hey hey hey! Bu yerinde bir şey, arkasında bir rock grubuyla size bir şey satmaya çalışan bir pop kızı değilim. Gerçekten yerinde bir şey.” Şu anda, bilmiyorum. Bunu artık herkese anlatmış olduğumu düşünüyorum. Artık aştım bunları. Müzikte aradığım—

Güzel bir kıçı var.

Amy: Evet, tabii. Harika bir kıç, hayranıyım. Eğer bunun hakkında konuşuyorsa, Rihanna çok güzel. Deli çekici.

Gerçekten öyle.

Evet, kesinlikle.

Modadan bahsederken, senin korse-balık ağı-goth kıyafet tasarımların iyi durumda mı?

Amy: Hayır, öyle bir şey yapmadım. Bilmiyorum, kendimi yeni şeylere açık tutmaya çalışıyorum. Hep aynı kalmak istemiyorum ve artık pek korse giymiyorum. Onlarla şarkı söylemek zor, doğal olarak, yani!

Arp çalmayı öğrendiğin doğru mu, yeni albümde çok duyacak mıyız?

Amy: Evet. Çok duymayacaksınız ama bazı yerlerinde duyacaksınız. Bir şarkı sadece arp ve orkestra şarkısı, çok güzel bir klasik müzik anı yani. Eminim istasyonunuzda çalmazsınız ama.

Belki de çalarız yani.

Çalmayı öğrenmesi zor muydu?

Amy: Çalması zor bir enstrüman, tane tane çalması özellikle ama çok eğlenceli. Piyanoya çok yakın aslında. Aynı familyadalar ve zaten birini bildiğim için diğerine avantajlı başladım gibi bir şey. Ama, evet, seviyorum. Piyano ve gitar arası gibi bir şey.

Amy… Amy Lee konuğumuz şu an. Yeni single’ı 8 Ağustos Pazartesi akşamı duyacağız. MTV’de olacak ve siz Nashville’de canlı çalacaksınız, değil mi?

Amy: Evet. Çok korkuyorum. Herkesin ilk kez duyacağı anın canlı olacağına inanamıyorum ama hayır diyemedim.

Evet, çok havalı bir şey.

Seni Twitter’da takip ediyorum ve bir şeyi öğrenmek istiyorum: Deli kedi kadınlarından mısın? İnsanlar çok kedin olduğundan bahsediyor da.

Amy: Evet, sadece iki tane var ama onları çok seviyorum. Hayatımın büyük bir parçasılar, biraz benim için evi temsil ediyorlar. Ne zaman eve gelsem “Ah, kedicikler!” oluyorum. Altı aydır falan Nashville’de yeni albümü kaydediyordum ve şimdi de prova yapıyorum ya, kedilerimi özlüyorum. Kedilerimin fotoğraflarını tweet’liyorum. Çok ineğim.

Yani 20 tane falan kedin yok?

Amy: Yok, hayır, hayır, hayır.

Arka planda büyük değişiklikler yok değil mi? Herkes mutlu birbiriyle?

Amy: Evet, kesinlikle. Geçen sefer turdayken nasılsak hâlâ öyleyiz. Herkes tekrar bir araya geldikleri için mutlu ve heyecanlı.

Grupta aynı isme sahip iki kişi mi var?

Amy: Hayır, öyle bir şey olmadı.

Daha önce iki Will Hunt falan olmamış mıydı?

Amy: Doğru, evet, evet. Öyle bir an vardı. Davulcumuz gibi adı Will Hunt olan başka biriyle bir ara çalıştım. Biraz kafa karıştırıcıydı cidden. Harika biri ama grupta değil.

Adı Will Hunt olan insanlarla çalışmak gibi bir tikin olup olmadığını bilmiyordum.

Amy: Evet, biraz kafa karıştırıcıydı, biliyorum.

Şey, bunu biliyorsundur, 10 tane falan üye değişikliği oldu grupta ve insanlar merak ediyor, “Vay be, Amy çalışılması zor biri mi ya da bir mükemmeliyetçi mi?”

Amy: Biraz mükemmeliyetçiyim evet ama bir dakika. 10 kişi, şu ana kadar –ben ve şu anki arkadaşlar da dahil- grupta toplam 10 kişi oldu anlamında mı?

Evet, evet, evet.

Amy: Tamam, tam anlamak istedim. “Kellelerini uçurun!” gibi bir şey değil.

10 kişiyi kovdun anlamında değil, evet.

Amy: Haha, hayır. Giden son iki kişiyi de kovmadım. Son üye değişiminde onlar “Hey, şimdi başka bir şey yapıyorum. Gidiyorum buradan,” diye gelmişlerdi. İş gruba, müziğe ve işin içinde nasıl olacağıma gelince mükemmeliyetçiyim, doğru. İnsanlara yansıtmak istediğim bir vizyonum var. Eğer herkesin fikirlerinin –gruptan bahsetmiyorum tabii- olmasına izin verirsem, şirketten tutun insanların neler isteyebileceği hakkındaki fikrime kadar, her şey çok karışır, hiçbir şey odaklanamaz. Bir fikir aklına geldiğinde, o ilhamı takip etmen lâzım, yapılacak şey budur. İş üyelere gelince, hepimiz iyiyiz.

İlhamdan bahsetmişken, Spazz bipolar dönemlerinde “Broken” dinler ve sanırım bu ona şey yapmıyor… Ağlıyor musun Spazz, ne oluyor?

O şarkı beni haftanın her günü ağlatabilir. Nokta.

Amy: Cidden mi? Avv. Eh, onu ben yazmadım. Çok şeker.

Eh, Amy, yeni Evanescence albümünü 11 Ekim’de bekleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.