Brisbane Times Röportajı

‘Güvensizdim’:  Evanescence’ın Solisti Amy Lee Sesini Avustralya Turnesinden Önce Duyuruyor (Brisbane Times Röportajı)

2003 yılında Avustralya’da Evanescence’ın Bring Me To Life parçasını çalmayan bir radyo istasyonu bulmak için bayağı çabalamanız gerekirdi.

Grubun Solisti Amy Lee bir gecede tam bir başarı hikayesine dönüşmüştü. Rock grubunun ilk albümleri sadece ilk haftada yüzbinlerce kopya sattı. 2003 yapımı Daredevil filminde de parçalardan ikisi bulunan Fallen, dünya çapında 17 milyon kopya sattı.

Ama bütün bu başarıdan oluşan sis perdesinin ardında, Lee ünüyle baş etmeye çalışıyodu.

“Güvensizdim ve emin değildim” diyor şu an 36 yaşında olan sanatçı. “Başladığımızda sadece bir çocuktum. Bir yere ait olmak zordu. Yıllarca eğitim almanıza rağmen hala stresli bir müzisyen olabilirsiniz.”

Neredeyse yirmi yıl sonra, insanların gruba gelip gitmesi ve bir dizi arayla, Evanescence sonunda dördüncü stüdyo albümlerini çıkardı. Synthesis, iki yeni şarkıyla birlikte grubun eski hitlerinin yeni versiyonlarını barındırıyor.

Eski şarkılarından birçoğunun piyano ve telli çalgılar içermesinden anlaşıldığı gibi, Lee’nin her zaman bir klasik müzik özelliği vardı. Fakat bu albüm tam da bu özellikleri görünür orta bir yere çekiyor. Bring Me To Life da yenilenen şarkılar arasında.

Şarkıcının kayıtlara ilk başladığı zamanlarda yapımcılar gruba, daha fazla dinleyici çekmek amacıyla, tam kadro bir erkek vokalist eklemesini istemiş. Şu sıralar Paul McCoy’un sesi pek de duyulamıyor.

“Kulağa hiçbir şey istediğim gibi olmamış gibi gelsin istemem… ama şu an kayıt zamanlarında beni rahatsız eden her şeyi değiştirebilme huzuruna sahibim. ” diyor Lee. “Bu şarkıların çoğunu gerçek evlerine döndürmek gerçekten çok güzel.”

Ayrıca Synthesis Amy’e yıllar önce rastgele seçtiği grup adının şimdi tam uyduğunu da hissettiriyor.

“Havalı kelimeler bulmak için sözlüğe bakıyordum. Aradığımız şey tam anlamıyla eşsiz bir şeydi. ” she says. “Buhar gibi yok olmak çok hoş bir görüntü. Tüm bu zaman sonra, Evanescence ile çalışma şeklimin, albüm aralarında kaybolup sonra grubu tekrardan bir araya getirmemin, tam da bu kelimeye uyduğunu fark ettim. Yani grubun adı yıllar boyunca kendi anlamını kazandı.”

Lee 2012’den beri gitmediği Avustralya’yı tekrar ziyaret etmek için sabırsızlandığını söylüyor.

O zamandan beri bir oğlu olan solist, şarkıları parçalara ayırıp tekrardan birleştirirmiş gibi hissettiğini belirtiyor.

“Senfoni orkestrasıyla birlikte gelip de Sidney Opera Binası’nda çalmak devasa bir şey. ” diyor. “Bütün akrabalarıma bununla ilgili böbürleniyorum.”

02.02.2018

Çeviri için Berfin Şefika’ya teşekkürler.

İçeriği Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir