Evanescence EP

 Where Will You Go


You’re too important for anyone
Sen birisi için çok önemlisin

There’s something wrong with everything you see
Gördüğün her şeyde yanlış bir şeyler var

But I, I know who you really are
Ama ben, ben senin gerçekte kim olduğunu bilyorum

You’re the one who cries when you’re alone
Sen yalnız kaldığında ağlayan birisin

But where will you go
Ama nereye gideceksin?

With no one left to save you from yourself
Seni kendinden kurtaracak kimse kalmamış halde

You can’t escape
Kaçamazsın

You can’t escape
Kaçamazsın..

You think that I can’t see right through your eyes
Gözlerinin içini göremeyeceğimi düşünüyorsun

Scared to death to face reality
Gerçekle yüzleşmekten ödün kopuyor

No one seems to hear your hidden cries
Kimse senin gizli çığlıklarını duymuş gibi gözükmüyor

You’re left to face yourself alone
Kendinle yalnız başına yüzleşmeye terkedildin

I realize you’re afraid
Kortuğunu fark ettim

But you can’t abandon everyone
Ama herkesi terk edemezsin

You can’t escape
Kaçamazsın

You don’t want to escape
Kaçmak istemiyorsun

I’m so sick of speaking words that no one understands
Kimsenin anlamadığı kelimeler söylemekten bıktım

Is it clear enough that you can’t live your whole life all alone
Tüm hayatını yalnız yaşayamayacağın yeterince açık mı?

I can hear you in a whisper
Senin fısıltılarını duyabiliyorum

But you can’t even hear me screaming
Ama sen benim çığlıklarımı bile duyamıyorsun

I realize you’re afraid
Korktuğunu fark ettim

But you can’t reject the whole world
Ama bütün dünyayı reddedemezsin

You can’t escape
Kaçamazsın

You won’t escape
Kaçmayacaksın

You can’t escape
Kaçamazsın

You don’t want to escape
Kaçmak istemiyorsun


Solitude


How many times have you told me you love her
Onu sevdiğini bana kaç kez söyledin

as many times as I ve wanted to tell you the truth
gerçeği sana o kadar kez söylemek istedim

How long have I stood here beside you
Ne kadar süre burada yanında durdum

I live through you
Senin içinde yaşıyorum

You looked through me
İçime doğru baktın

ooh solitude
ooh yalnızlık

still with me is only you
hala yanımda tek sen varsın

ooh solitude
ooh yalnızlık

I can’t stay away from you
Senden ayrı kalamıyorum

How many times have I done this to myself
Kaç kere kendime bunu yaptım

How long will it take before I see
görmem için ne kadar zaman geçmesi gerek

When will this hole in my heart be mended
Kalbimdeki bu boşluk ne zaman iyileşecek

Who now is left alone but me
Benden başka kim yalnız başına şimdi

ooh solitude
ooh yalnızlık

forever me and forever you
daima ben ve daima sen

ooh solitude
ooh yalnızlık

only you only true
tek gerçek sensin

Everyone leave me stranded
Herkes beni zor durumda bırakıyor

forgotten abandoned left behind
unutulmuş, terkedilmiş, geride kalmış

I can’t stay here another night
Bir gece daha burada kalamam

Your secret in my heart
Sırrın kalbimde

Who could it be
Başka kim olabilirdi

ooh can’t you see
ooh göremiyor musun

All along it was me
o hep bendim

How can you be so blind
Nasıl bu kadar kör olabiliyorsun

As to see right through me
içimi görebilirken

and ooh solitude
ve ooh yalnızlık

Still with me is only you
Hala yanımda tek sen varsın

ooh solitude
ooh yalnızlık

I can’t stay away from you
Senden ayrı kalamıyorum

ooh solitude
ooh yalnızlık

forever me and forever you
daima ben ve daima sen

ooh solitude
ooh yalnızlık

only you only true
tek gerçek sensin


Imaginary


I linger in the doorway of alarm clock screaming, monsters calling my name
Alarm saatinin çığlık attığı, canavarların adımı söyledikleri kapı aralığında oyalanıyorum

Let me stay
Kalmama izin ver

Where the wind will whisper to me
Rüzgarın bana fısıldayacağı yerde

Where the raindrops as they’re falling tell a story
Yağmur damlalarının düşerken bir hikaye anlattıkları yerde

In my field of paper flowers and candy clouds of lullaby
Kağıttan çiçek ve ninninin şeker bulutlarından tarlamda

I lie inside myself for hours
Saatlerce kendi içimde yatıyorum

And watch my purple sky fly over me
Ve mor gökyüzümün üzerimde uçuşunu izliyorum

Don’t say i’m out of touch
İletişimde olmadığımı söyleme

With this rampant chaos – your reality
Hızla yayılan bu kaos ile-senin gerçekliğin

I know well what lies beyond my sleeping refuge
Uyuyan sığınağımın ötesinde ne yattığını biliyorum

The nightmare I built my own world to escape
Kabustan kaçmak için kendi dünyamı kurdum

In my field of paper flowers and candy clouds of lullaby
Kağıttan çiçek ve ninninin şeker bulutlarından tarlamda

I lie inside myself for hours
Saatlerce kendi içimde yatıyorum

And watch my purple sky fly over me
Ve mor gökyüzümün üzerimde uçuşunu izliyorum

Swallowed up in the sound of my screaming
Çığlığımın sesinde yutuldum

Cannot cease for the fear of silent nights
Sessiz gecelerin korkusundan (dolayı) duramıyorum

Oh how I long for the deep sleep dreaming
Oh derin uyku rüyasını nasıl da istiyorum

The goddess of imaginary light
Hayali ışığın tanrıçası




Exodus


My black backpack’s stuffed with broken dreams
Siyah sırt çantam kırık rüyalarla dolu

Twenty bucks should get me through the week
Yirmi dolar 1 hafta bana yetmeli

Never said a word of discontentment
Asla hoşnutsuzluk ile ilgili bir sözcük kullanma

Fought it a thousand times but now
Yüzlerce kez savaştım onunla ama şimdi

I’m leaving home
Evi terkediyorum

Here in the shadows
Burada karanlıkta

I’m safe
Güvendeyim

I’m free
Özgürüm

I’ve nowhere else to go but
Belki gidecek yerim yok ama

I cannot stay where I don’t belong
Ait olmadığım yerde kalamazdım

Two months pass by and it’s getting cold
2 Ay geçti ve daha da soğuk oluyor

I know I’m not lost
Kaybolmadığımı biliyorum

I am just alone
Sadece yalnızım

But I won’t cry
Ama ağlamayacağım

I won’t give up
Vazgeçmeyeceğim

I can’t go back now
Geri dönemem şimdi

Waking up is knowing who you really are
Uyanış senin gerçekten ne olduğunu bilmektir.

Here in the shadows
Burada karanlıkta

I’m safe
Güvendeyim

I’m free
Özgürüm

I’ve nowhere else to go but
Belki gidecek yerim yok ama

I cannot stay where I don’t belong
Ait olmadığım yerde kalamazdım

Here in the shadows
Burada karanlıkta

I’m safe
Güvendeyim

I’m free
Özgürüm

I’ve nowhere else to go but
Belki gidecek yerim yok ama

I cannot stay where I don’t belong
Ait olmadığım yerde kalamazdım

Show me the shadow where true meaning lies
Bana orada gerçek anlamların yattığı gölgeyi goster

So much more is made in empty eyes
Bundan çok daha fazlası boş gözlerde yapılır


So Close


I’ve spent so much time throwing rocks at your window
Pencerene taş atabilmek için o kadar çok zamanımı harcadım ki

That I never even knocked on the front door
Hiç bir zaman ön kapıdan kapını çalamadım

I walk by statues never even made one chip
Heykellerin yanında bir çizik atmadan geçiyorum

but if i could leave a mark on the monument of the heart
Ama eğer kalbin anıtında bir iz bırakabilirsem

I just might lay myself down for a little more than I had the last day
Dün elde ettiğimden biraz daha fazlasını elde edebilirim

The last day
Son Gün

The last day
Son Gün

Wait a time to spare these lies we tell ourselves
Biraz bekle birbirimize söylediğimiz bu yalanları ayırmak için

These days have come and gone
O günler geldi ve geçti

But this time is sweeter than honey
Ama bu zaman daha tatlı canım


Understanding


You hold the answer deep within your own mind. Consciously you’ve forgotten it. That’s the way the human mind works. Whenever something is too unpleasant, too shameful for us to entertain we reject it, we erase it from our memory, but the imprint is always there.
Cevaba kendi aklınla sahipsin.
Kasten onu unutmuşsun.
İnsan aklı bu şekilde çalışır.
Ne zaman bir şey kabul etmek için çok nahoş, çok utanç verici olsa, hafızamızdan sileriz, ama izler her zaman oradadır.

Oooh..
We wash it all away, we wish it all away, we hope it all away, can’t cry it all away.

Oooh..
Hepsini siliyoruz, hepsini dileyip geçiyoruz, hepsini umut edip geçiyoruz, hepsine ağlayıp geçemeyiz

The pain that grips you
Seni pençeleyen acı

The fear that binds you
Seni saran korku

Releases life in me
Bende hayat ortaya çıkarıyor.

In our mutual shame we hide our eyes
Ortak utancımızda gözlerimizi saklıyoruz

To blind them from the truth that finds a way for who we are
Onların bizim kim olduğumuza bir yol bulan gerçeği görmemelerini sağlamak için

Please don’t be afraid
Lütfen korkma

When the darkness fades away
Karanlık silindiğinde

The dawn will break the silence screaming at our hearts
Şafak kalplerimize bağıran sessizliği bozacak

My love for you still grows
Sana olan aşkım hala büyüyor

This I do for you
Bunu senin için yapıyorum

Before I try to fight the truth my final time
Son zamanımda gerçekle savaşmadan önce

We’re supposed to try and be real and when you feel alone, you are not together, and that is real.
Uğraşıp gerçek olmak zorundayız ve yalnız hissettiğinde, beraber olmadığında, bu gerçek.

Can’t wash it all away
Hepsini silip geçemem

Can’t wish it all away
Hepsini dileyip geçemem

Can’t cry it all away
Hepsini ağlayıp geçemem

Can’t scratch it all away
Hepsini çizip geçemem

Lying beside you
Yanında yatıyorum

Listening to you breathe
Nefes alışını dinliyorum

The light that flows inside of you burns inside of me
Senin içinde dolaşan ışık benim içimde yanıyor

Hold and speak to me
Uyan ve konuş benimle

Of love without a sound
Aşkı hiçbir ses olmadan

Tell me you will live through this and I will die for you
Bunu yaşayıp atlatacağını söyle ve senin için ölürüm

Cast me not away
Beni bir kenara atma

Say you’ll be with me
Benimle olacağını söyle

For I know I cannot bear it all alone
Çünkü biliyorum ki yalnız başıma dayanamam

You’re not alone, honey, Never. Never.
Yalnız değilsin tatlım. Asla. Asla

Can’t fight it all away
Hepsiyle mücadele edemem

Can’t hope it all away
Hepsini umut edip geçemem

Can’t scream it all away
Hepsine çığlık atıp geçemem

It just won’t fade away, no…
Silinip gitmiyor, hayır…

Oooh.. can’t wash it all away
Oooh.. hepsini silip geçemem

Can’t wish it all away, yeah, yeah yeah.
Hepsini umut edip geçemem, evet, evet, evet

Can’t throw it all away
Hepsini atıp geçemem

Can’t scratch it all away, yeah….
Hepsini çizip geçemem, evet…

Can’t fight it all away
Hepsiyle mücadele edemem

Can’t hope it all away
Hepsini umut edip geçemem

Can’t scream it all away
Hepsine çığlık atıp geçemem

Move it all away
Hepsini hareket ettir

Move it all away
Hepsini hareket ettir

But the imprint is always there, nothing is ever really forgotten
Ama izler hep orada, hiçbir şey gerçekten unutulmaz.

Please don’t hate me
Lütfen Benden nefret etme

Because I’ll die if you do
Çünkü edersen ölürüm

Because I’ll die if you do
Çünkü edersen ölürüm

Because I’ll die if you do
Çünkü edersen ölürüm

Because I’ll die if you do
Çünkü edersen ölürüm

Because I’ll die if you do
Çünkü edersen ölürüm