Lee: Herkes Para Kaybetmekten Korkuyor (Relevant)

Kült grup Evanescence şarkıcısı Amy Lee; büyük geri dönüş, epik müzik ve sıkıcı politika hakkında özel bir röportajda konuşuyor

-Manuel Simbürger

20 milyondan fazla albüm satmış, Grammy kazanmış ve 35 ülkede altın ve platin seviyesine yükselmiş olarak Evanescence müzik endüstrisinde en büyüklerden. Büyük çıkışlarını kazandıkları hit albüm “Fallen” sekiz yıl önceydi ama. Şimdi grup karakteristik stilini –nu metal, alternatif ve gotik rock karışımı- farklı bir şekilde ele alıyor: Sadece “Evanescence” ismi verilmiş üçüncü stüdyo albümleri 11 Ekim’de, yeni single “What You Want” Ağustos’ta çıkacak.

Relevant sadece albümün bir bölümünü önceden dinlemedi (daha fazla rock, daha kuvvetli ama yeni Evanescence sesiyle hâlâ epik) ama aynı zamanda Amy Lee ile özel bir röportaj yaptı. Karizmatik baş şarkıcı neşeli bir şekilde yeni albüm, genel olarak müzik ve müzik endüstrisinin yıkılmaktan nasıl kurtulabileceği hakkında konuştu. Ancak Amy Lee, politika hakkında mutlu konuşmadı…

Relevant: Merhaba Amy. Nasılsın?

Amy Lee: Çok iyi, teşekkürler. Sen nasılsın?

Teşekkürler. Daha şimdi öğle yemeği yedin, değil mi?

(Güler) Evet. Tavuklu Sezar salatası yedim, çok lezzetliydi.

Müzik hakkında konuşalım. Son albümünüz, “The Open Door” 5 yıl önceydi. Bu kadar uzun bir zamandan sonra geri dönmek nasıl?

Harika, bizim için doğru zaman. Hayranları özledim, yeni şarkılarımızı duymalarını çok istiyorum. Grupla birkaç yıl yeni albüm üzerinde çalıştık –Sonunda bu çalışmamızı dünyayla paylaşabilmemiz harika.

Hayranların yanında gazetecileri ve medyayı da özledin mi?

Beni yakaladın! (Güler) Röportaj vermek favori zaman geçirme yöntemlerinden değil. Ama: Yeni single için videomuzu dün çektik. Birkaç farklı yerde, birkaç farklı kıyafetle çekti. Bir sanatçı olarak bu kadar eğlencenin olduğu bir atmosfer yaratmayı seviyorum.

Neden geri dönüşünüz için şu an mükemmel zaman?

Müziğe gelince tam bir mükemmeliyetçiyimdir. Daha önce yaptıklarımdan daha iyi olduğundan yüzde yüz emin olmadan hiçbir şeyi yayınlamam. Sadece geri dönmek için geri dönmek niyetinde değilim. Hayranlarımı müziğimle harika, epik bir gezintiye çıkarıp bir süreliğine farklı bir dünyaya götürmeliyim. Bu etkiyi yaratmadan, şarkıları yayınlamaya hazır değilimdir.

Yeni albüm üzerinde çok mu çalıştınız?

Sesin, şarkıların mükemmel olması zaman alıyor. Daha son rötuşları atmadık ama sonuçtan memnunum.

Şimdi dinlediğim şarkılar bildiğimiz Evanescence sesinden çok daha farklı…

Doğru. Sadece sanatçı olarak değil, bir insan olarak beni memnun ve mutlu edecek müzik yapmalıyım. Özel hayatımda duymak isteyeceğim şeyler yaparım. 15 yaşımda “My Immortal”ı yazdığımda bugün ilham aldıklarımdan farklı şeylerden ilham alıyordum. Normal hayatımız gibi müzik de gelişiyor. Yine de Evanescence’in kalbi, hisleri ve kökleri hâlâ yeni albümde mevcut.

Yeni albümü kaydederken eğlendiğinizi kabul etmekten nefret ettiğiniz doğru mu?

Aslında çok eğlendik. Konuşurken “eğlenceli” dediğimde, piyano sololarıyla kuvvetli gitar rifflerinin karışımı gibi epik sesleri kastediyorum. Yani “Tralala” eğlencesi gibi değil! (Güler) Önceki albümlerden farkı, ilk kez grupla beraber şarkıları yazıp bestelememiş olmam, benim için çok büyük bir değişiklik. Hep kolay değildi, farklı yönlere giden farklı fikirlerimiz vardı. Ancak bu yolla, grubun canlı hissiyatını yakaladık. Evanescence hepten daha güçlü.

Bu arada: Müzik endüstrisi şu aralar çok Lady Gaga’dan çok etkilenmiş durumda. Bazen kendinizi yabancı gibi hissediyor musunuz?

Grupla bu konuda çok konuştuk. Son zamanlarda radyoda çok iyi bir şarkı bulmak zorlaştı. Şarkı sadece bende duygular uyandırmamalı, aynı zamanda sanatçının kendi duygularını da hissedebilmeliyim, o şarkıyı tam olarak nasıl yaptıklarını anlamalıyım.

Parti şarkıları sizin için bir hiç mi?

İnsanın dans edebileceği, çok iyi bir şarkıya itirazım yok. Öyle utandığım zevklerim de var! Benim müziğim dramatik ve tutkulu olabilir ama ben, kişisel olarak, bir drama kraliçesi değilim. Aslında esprili ve arkadaş canlısı bir insanımdır. (Güler) Müziği kendim için yaparım ama dünyanın geri kalanıyla da bağlanabilmeliyim –ve bu en iyi duygularla başarılabilir!

Yani sizce insanlarda hâlâ harika müzikal duygular hissetme arzusu var mı?

Öyle olduğunu biliyorum. Müziğe gelince cesur olmak önemli. Şimdilerde, herkeste sadece korku var –başarısız olma ve para kaybetme korkusu. Risk almalı ve değişik olmaya cüret etmelisin. Bunun için çalışmak Evanescence’i özel yapan şey.

Müzik endüstrisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Öf, bu zor bir soru! (Güler) Kendini sanatçı olarak gören herkesin düşünmesi gereken bir konu doğal olarak. Yakında kelimenin tam anlamıyla müzik yapmak imkânsız mı olacak? Tüm müzik endüstrisi çökecek mi? Dünya son hızla değişiyor ve müzik endüstrisi bu hıza yetişecek bir yol bulamadı daha.

Bir çözümünüz var mı?

Geleceğe umutlu bakıyorum. Bence insanların müziğin yegâne, bağlantısız bir şey olduğu düşüncesini değiştirip tüm dünyaya bağlı bir şey olarak düşünmesini sağlamak lâzım. Eğer müzik endüstrisi hayatta kalmak istiyorsa, müziğin değerini bilmeye başlamalı. Artık her şeyi paraya çevirmeye çalışamaz.

Müzik endüstrisinin hayranı değilsiniz galiba…

Hayır, değilim! Nefret ediyorum! Sadece para var akıllarında. Her şeyin müzik ve sanat etrafında dönmesini umut ediyorum. Müzik hakkında tutun her şeyi, iş değil!

Konuyu değiştirelim: İlk albümleriniz, “Fallen” ve “The Open Door” çıktığında dünya tamamen farklı bir yerdi. Facebook yoktu, George W. Bush Amerika Birleşik Devletleri Başkanıydı, Usame bin Ladin hâlâ hayattaydı. Bu olaylar müziğinizi ne kadar etkiledi?

Aslında, çok az. Şarkı yazarken kendi içimdekilere bakarım, dışarıdaki dünyaya değil. Dünyanın ekonomik durumu hakkında şarkı yazmıyoruz.

Son zamanlarda sizi etkileyen bir olay oldu mu?

Bu yılın başlarında Japonya’ya tsunami ve depremler vurduğunda, şok olduk ve bu bir şekilde şarkıları yazarken beni etkiledi. Böyle trajik olaylarda, kontrolümüz dışındaki çevresel güçler çalışıyor. Birden her şey önemsiz oluyor. İnsanın ölümlülüğünü uyandırıyor, daha insan hissediyorsun kendini. Aynı zamanda kurbanlarla aranızda kelimelerle açıklayamayacağınız bir bağ oluşturuyor. Bu tür şeyler bana ilham veriyor.

Politikayla ilgileniyor musunuz?

Bir yetişkin olarak bilgiliyim ama dürüst olmak gerekirse politikayla ilgilenmiyorum. Haberleri okumak yerine karikatürleri okumayı tercih ediyorum! (Güler)

Son soru: Avusturya’yı düşününce aklınıza gelen ilk şey nedir?

Mozart. Klasik müziğe bayılıyorum. Harika bir kültürünüz olduğunu biliyorum. Avusturya ve Almanya’da hep harika bir hayran camiamız olmuştur. Bence müzikte neyin önemli olduğunu anladığınızdan rahatça hayran kazanabildik! (Güler)

image

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.