MTV Röportajı

Evanescence Kendi İsimlerini Taşıyan “Karanlık, Güzel” Bir Albümle Dönüyor 

Amy Lee, MTV News’a grubun 4 Ekim’de çıkacak yepyeni albümünün “acılı” ve “çaresiz” şarkılarla dolu olduğunu söyledi.

Tags: MTV Shows

Telefon kaydı: [Amy] Verdiğim ilk röportajlarda hep şey diyordum… Onlar; “Albüm nasıl?”, ben “Eğlenceli!”.  Sonra şey düşünüyordum: “Bir dakika, öyle deyince yanlış anlaşılıyor…” Röportajları okuyordum ve “Eğlenceli değil! Epik, karanlık, muazzam, güzel ama ben eğleniyorum!” Heh, hepimiz eğleniyoruz, bence bir an var ve ordan eğlendiğimizi duyabiliyorsun. Anlamsız, pop benzeri ya da onun gibi bir şey değil yani. Kuvvetli ve düşünüyorum da belki de en kuvvetli parçalarımızı yaptık, tesadüf olarak!”

Evanescence son albümleri The Open Door’un turunu bitirdiğinden beri neredeyse dört yıl oldu. Bu süre boyunca, Amy Lee dünyaca başarılı rock grubunun başı olmak dışında her işi yaptı. Tabii, arada birkaç şarkı yazdı; ama çoğunlukla, onun sözleriyle, “normal bir insan” olmayı hedefliyordu. Ve evet, bunun her anından zevk aldı. “Marketten alışveriş yapıyordum, çocuklara müzik konusunda eğitim vermeyi düşünüyordum… Uzaklaşmam gerekiyordu yani. Birkaç yıl öncesine kadar tüm yetişkinlik hayatım sadece buydu,” dedi MTV News’a. “18 yaşıma yeni girdiğimde, bir şirketle anlaştık. Üniversiteyi bıraktım, grupla beraber bir eve taşındık ve başarmak istediklerimiz için gereken her şeyi yapmak için deli gibi çalışmaya başladık. Sonra Los Angeles’a gittik ve şirket bizi birkaç yıl boyunca sanatçı gelişiminde tuttu, sonra tura çıktık ve çok hızlı gitti her şey. Fallen turundan sonra yine yazmaya başladık. … Birazcık da olsa normal bir insan olmak istedim, 50 yaşıma gelmeden önce.” “Turun ortasındayken evlendim – sadece 1 hafta boştum ve sonra hemen tura döndüm – ondan sonra da çok şey vardı; drama vardı… hep lanet olası drama var,” diye devam etti. “Sonuna yaklaştık işte ve ben de ‘Arkadaşlar, bilmiyorum gerçekten. Bir araya ihtiyacım var,’ dedim. Normal olmak istedim sadece; yapacağım bir sonraki şey hakkında olabildiğince uzun süre düşünmek istemedim.” Ve Evanescence’ten uzak kalmaya bu kadar uğraşmasına rağmen eski hayatını özlediğini anlaması için grupla tek bir konserin -2009’da bir ısınma konseri, Brezilya’daki Maquinára Festivalinde baş grup olarak- yetmiş olması ironik. O andan itibaren, her şey değişti. “Arkadaşlarla tekrar bir araya gelmek zorundaydım ve beraber eski şeyleri çalıştık, bir set aldık ve çok eğlendim. Bir parçama, Evanescence parçama, tekrar âşık olmaya başladım,” dedi. “Diğer her şeyi zaten kendim yapıyordum, şarkı yazmak yani; sonra da dedim ki ‘Bunları ben de seviyorum. Belki beraber bir kayıt daha yapmalıyız!” Böylece, dinlenmiş bir şekilde, Evanescence aynen bunu yaptı: Nashville’deki Blackbird Stüdyosu’na yapımcı Nick Raskulinecz ile The Open Door’dan sonraki albümü çıkarmaya gittiler. Neredeyse bitirdiler – Lee şu anda 16 şarkının bitmiş veya bitmekte üzere olduğunu söyledi – ve bu haftanın başlarında, Wind-Up Records, uzun zamandır beraber çalıştıkları şirket, albümün 4 Ekim’de çıkacağını haber verdi. Lee, MTV News’a yeni albümün grupla aynı ismi taşıyacağını söyledi, hem sembolik hem de herkese açıklama olan bir karar. “Grupla daha alakalı, daha çok bir grup albümü. Ama sonra düşünmeye başladım: Bu kayıt, şarkı sözlerinin konusu ve benimle ilgili olan her şey; buna, Evanescence’e, 10 yıldır –hatta daha uzun zamandır- kafaya taktığım şeye tekrar âşık olmamla alakalı,” dedi. “Bir dakikamı aldı, her şeyden bir adım uzaklaştım ve dedim ki, “Tamam, arkadaşlar, ne yapacağımızı bilmiyorum. Burada neler olacağını bilmiyorum. Birazcık hayatımızı yaşayalım ve bakalım daha sonra neler olacak.’” Yeni şarkıları tanımlamak Lee’ye zor gelse de (“Epik, karanlık, muazzam, güzel… Bunların hepsi,” diye güldü.), şarkıların ona ne hissettirdiğini tam olarak biliyor – ve gruptan bu kadar uzun bir süre sonra, bu onun için diğer her şeyden daha önemli. “Çok büyük bir çalışmamız var şu an, 16 şarkı, doğal olarak hepsi albümde olamayacak ve bu çok kalp kırıcı bir şey olacak. Ama, onları dinlediğimde, benim için bir yolculuklar,” dedi. “Duygusal bir yolculuğa götürüyor… bir sürü farklı yere götürüyor, duygusal olarak. Bu beni çok mutlu ediyor, çünkü bazı şarkılar çok çaresiz olsa bile, o çaresiz duygular çok güzel, yapıcı ve harika şeylere dönüşmüş durumda. Acılı olan şarkılar var ama şarkıları dinlemek bana kendimi çok iyi hissettiriyor; çünkü o acıyı müziği kullanarak alıp harika bir şeye dönüştürmüşüm, hayatıma devam etmişim ve hiçbir şeyi değiştirmeden oturmak yerine üretken olmuşum.”

İçeriği Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir