Spin Röportajı

Özel: Yeni Evanescence Albümü Üzerine Amy Lee 

Evanescence şarkıcısı Amy Lee için drama eskide kalmış.

“O grup ismi hakkında çok saçmalık var,” Lee diyor Spin.com’a, “ama artık onu arkada bırakmaya hazırım. Evanescence’in ben olduğunu anladım.”

Saçmalıklar hakkında şaka yapmıyor. 2003 yılının Grammy kazanmış, platin çıkış albümleri Fallen Little Rock, Arkansas’tan uçtuğundan beri başka bir kurucu üye olan Ben Moody’nin ayrılması en başta, grup iç-kavgalarla ve değişikliklerle savaşıyor. 2006’da çok umumi bir münâkaşada son kalan orijinal üyeler gitarist John LeCompt ve baterist Rocky Gray grubu terk etti veya gruptan kovuldu ve kısa süre sonra Ben Moody’ye We Are The Fallen grubunu, eski American Idol finalisti Carly Smithson vokalde, kurmak için katıldılar.

Aynı zamanda Evanescence de yoluna devam ediyor. Goth-rock görünüşlü grup 2006’dan beri ilk olacak albümünü yeni grup üyeleriyle ve yeni bir sesle yayınlamak için çalışıyor.

Lee, gitarist Terry Balsamo, basçı Tim McCord, baterist Will Hunt ve grubun en yeni üyesi, yapımcısı, yazarı ve stüdyo dehası Will “Science” Hunt (evet, grubun iki “Will Hunt”ı var!) şu an New York’ta bir stüdyoda yapımcı Steve Lillywhite (U2, Rolling Stones) ile yeni albüm üzerinde çalışıyorlar. Ve Evanescence’in karakteristik heavy, goth-rock sesini Lee’nin favori gruplarından (Massive Attack, Björk ve Portishead) ilham alarak elektro-pop’a yönlendiriyorlar.

“Albümde çarpıtılmış, değiştirilmiş, tersine çevrilmiş sesler var,” diyor Lee. “Böyle bir sürü eğlenceli şey var.”

Devamında Spin.com’a albüm, eski grup üyeleri ve en sevdiği hobisi resim yapmak hakkında daha fazla şey söylüyor.

Nasıl gruba ikinci bir Will Hunt eklemeyi başardınız? Çok acayip.

[Güler] Eh, Evanescence’e geri dönmenin bir parçası da yeni Will Hunt. Bu Will’le –ben ona Will “Science Hunt diyorum çünkü çok programlama ve ritim yapıyor—Nightmare Revisited için “Sally’s Song”u yaparken tanıştım.

Evanescence iki yıl kadar bir ara aldı. Neden şimdi döndünüz?

Uzun bir süre ne yapmak istediğimi bilemedim. Filmler için müzik yapmayı çok seviyorum ve aklım kesinlikle ondaydı. Birkaç denemede bulundum, ama sonra daha fazla şarkı yazmaya başladım. Will “Science” Hunt’la “Sally’s Song”u yaparken çok eğlendim –havalı, rahat bir yaratıcı ortamdı. Biz de düşündük, “Neden orijinal bir şarkı yazmayı denemiyoruz?”. Forth Worth, Texas’ta bir stüdyosu var ve biz de orda iki gün şarkı yazarak geçirdik ve yeni ve çok değişik bir şarkı ortaya çıktı –karanlık ve ilham vericiydi. Uzun zamandır bulamadığım bir havayı yakalamıştım. Biz de son yılın tamamını deli gibi yazarak geçirdik ve yarısında falan dedim ki; “Var ya, sanırım bir Evanescence albümü yazıyoruz.”

İlk yazdığınız şarkı hakkında bir şeyler söyle.

“Hi-Lo.” Daha kesin bir isim değil. Elektro-pop yönünde gidiyor –organik enstrümanlar yok. Portishead ve Massive Attack yönünde bir şey ve şarkı sözleri açısından çatışmacı ve kızgın olmayan bir şekilde. Sadece “Hey, olan her şeyi artık geride bıraktım. Artık sana kızgın değilim,” şeklinde.

Evanescence’in sert sesinin hayranları şaşıracak mı?

Eh, kesinlikle hâlâ ağır. The Open Door gibi, yeni şarkılar seslerde bir gökkuşağı gibiler. Ama bu albüm daha geniş bir alana açılıyor. Bazı anlar gerçekten çok ağır ama bazı anlar da tamamen sade.

Tüm albümü mü beraber yazdınız?

Çoğunu. Kesinlikle benim büyük bir ilhamım ve yazar arkadaşımdı. Bazı şarkıları tek başıma yazdım, birazını Terry ve Tim’le de yazdım. Evimde bir stüdyo var ve Will “Science” Hunt’ı oraya uçurttum. Bazen tek başımıza çalışır sonra birbirimize yaptıklarımızı gönderirdik. Şarkı yazımı ve sound ortak zevklerimizden çok esinlenildi: Björk, Nine Inch Nails ve bir sürü kulağa hayattan daha geniş gelen program yapımı ve seslerden.

Steve Lillywhite’la çalışmaya nasıl başladınız?

Uzun zamandır demolarla yaşadığımız için grupta başka bir beynin daha olmasının iyi olacağını düşündük. Steve Lillywhite benim müzik şirketimi tesadüfen aradı ve “Hey, Amy Lee ve Evanescence n’apıyor? Onunla çalışmayı çok isterim,” dedi. Bunun çok ilginç olduğunu düşündüm. Eğer aramasaydı gerçekten onu düşünmezdim. Biz de yemeğe gittik ve ona bazı şarkıları gösterdim. Şarkıları çok sevdi ve bize katılmayı istedi!

Garip bir eklenti, U2 ve Rolling Stones’la işlerini düşünürsek.

Doğru. Ve kesinlikle bu albüm o gruplardan hiçbirine benzemeyecek. Organik bir albüm değil. Düşüncemiz sentetik ve atmosferik sesleri alıp, organik ve sentetik arasındaki çizgiyi bulandırmak için bir yol bulmak.

Gitmeyi seçtiğiniz bu yol bazı yeni müzikleri dinlemeniz mi?

Sanırım. Bu aralar müzikte çok ilginç şeyler oluyor. Sanki başka zamanlardanmış gibi kulağa gelen gruplar var –benzer ses sentezörleriyle ‘80lerin eski müziği gibi. Çok seviyorum. Çok La Roux dinliyorum.

Şarkı sözleri açısından bir tema var mı?

O sıralarda hayatımda ne varsa onunla ilgili yazarım. ‘Hey, her şeyi geride bıraktım ve iyiyim’ ve ‘Hey, her şey de bu kadar dramatik değildir ki’ gibi komik alaycı anlar var. Ama çok, çok derin yerlere de gidiyor. Herhalde bu yüzden albüme bir isim seçmek bu kadar zor oldu. [Güler] Şarkı sözleri açısından, benim daha gerçek bir halim. Daha önce söylemeye korktuğum şeyleri söylüyorum. Kendime daha çok güveniyorum ve daha rahatım.

En son 2008’de konuştuğumuzda, solo bir albüm için Keltik ilhamlı şarkılar yazıyordunuz. Böyle bir plânınız var mı?

O zaman çok farklı bir yaratıcı durumdaydım, Will “Science” Hunt’la beraber çalışmaya başlamadan önce. Birkaç güzel şarkı yazdım ama çok farklılar. O dönemden hiçbir şey yeni albüme girmeyecek.

Müzik dışında, Amy Lee boş zamanında başka neler yapar?

Resim yapmaya bayılıyorum. Son bir buçuk yıldır bir resim üzerinde çalışıyorum. İçinde bir sürü küçük deniz hayvanları var ve resme geri dönüp duruyorum ama göz korkutucu bir proje haline geldi. Zihnimi boşaltma ihtiyacı duyduğum zamanlarda yaptığım şeylerden biri. Harp da çalmaya başladım. Evanescence ara verdiğinde büyük bir konser harpı aldım ve lisedeki gibi ders almaya başladım, çok eğlendim. Tekrar öğreniyormuş gibi hissettim. Albümde kesinlikle kullanacağım.

We Are The Fallen hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Bir düşüncem yok. Benimle veya Evanescence ile alakaları yok.

Ben, John veya Rocky ile konuşmadığınızı söylemek güvenli olur mu?

Ya, evet, çok güvenli hem de.

Dramaları arkanızda bırakıp yeniden canlanmışsınız gibi görünüyorsunuz.

Kesinlikle öyleyim. Yeni bir kafadayım artık. Kendimle barışığım ve kimsenin onayına ihtiyacım yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.