Düetler ve Coverlar

Break In (Halestrom ft. Amy Lee)
Love Goes On And On (Lindsey Stirling ft. Amy Lee)
When Im Gone (Body Count ft. Amy Lee)
Broken (Seether ft. Amy Lee)

Break In

Put your lighter in the air and lead me back home
Işığını havaya tut ve beni eve geri götür
When it’s all said and done I’ll follow the echoes
Her şey söylendiğinde ve bittiğinde yankıları izleyeceğim
I hear you night after night calling out my name
Her gece adımı çağıran sesini duyuyorum
And I find myself running to meet you
Ve kendimi seninle buluşmak için koşarken buluyorum
I didn’t want to escape
Kaçmak istememiştim
From the bricks that I laid down
Kendi çizdiğim yoldan

You are the only one
Sen teksin
The only one that sees me
Beni gören tek kişi
Trusts me and believes me
Bana güvenen ve bana inanan
You are the only one
Sen teksin
The only one that knows me
Beni tanıyan tek kişi
And in the dark you show me
Ve karanlığın içinde bana gösterdin
Yeah it’s perfectly reckless
Evet bu tamamen umursamazca
Damn, you leave me defenseless
Lanet olsun, beni savunmasız bıraktın
So break in
Bu yüzden içeri gir (kalbime gir)
Break in
İçeri gir (kalbime gir)

You let me fall apart without letting go
Gitmeme izin vermeden param parça olmama izin verdin
Then you pick up the pieces and you make me whole
Daha sonra parçaları topladın ve beni bütün yaptın
I didn’t want to escape
Kaçmak istememiştim
From the bricks that I laid down
Kendi çizdiğim yoldan

You are the only one
Sen teksin
The only one that sees me
Beni gören tek kişi
Trusts me and believes me
Bana güvenen ve bana inanan
You are the only one
Sen teksin
The only one that knows me
Beni tanıyan tek kişi
And in the dark you show me
Ve karanlığın içinde bana gösterdin
Yeah it’s perfectly reckless
Evet bu tamamen umursamazca
Damn, you leave me defenseless
Lanet olsun, beni savunmasız bıraktın
So break in
Bu yüzden içeri gir (kalbime gir)

And take everything I have
Ve sahip olduğum her şeyi al
Until there is nothing left
Geriye hiçbir şey kalmayana kadar
Until it’s just your voice in my head
Sadece kafamın içindeki sesin kalana kadar
And when the lights come on
Ve ışıklar açıldığında
You see me as I am
Beni olduğum gibi görüyorsun
You’re still inside me
Hala içimdesin

You are the only one
Sen teksin
The only one that sees me
Beni gören tek kişi
Trusts me and believes me
Bana güvenen ve bana inanan
You are the only one
Sen teksin
The only one that knows me
Beni tanıyan tek kişi
And in the dark you show me
Ve karanlığın içinde bana gösterdin
Yeah it’s perfectly reckless
Evet bu tamamen umursamazca
Damn, you leave me defenseless
Lanet olsun, beni savunmasız bıraktın
So break in
Bu yüzden içeri gir (kalbime gir)
Break in
İçeri gir (kalbime gir)

Put your lighter in the air and lead me back home
Işığını havaya tut ve beni eve geri götür

Love Goes On And Onn

There’s an old familiar silence
Eski tanıdık bir sessizlik var
When I’m lost inside my heart
Kalbimin içinde kaybolduğumda
I can’t hear the voice inside me
İçimdeki sesi duyamıyorum
So I look up to the stars
Bu yüzden yıldızlara bakıyorum

There is darkness ever waiting
Hep pusuda bekleyen bir karanlık var
I can feel it in the air
Havada hissedebiliyorum
So I call upon my angels
Bu yüzden meleklerimi çağırıyorum
Are you still there?
Hâlâ orada mısınız?

When the wind
Bends the branch to softly touch me

Rüzgâr
Bana hafifçe dokunmak için dalı bükerken
When the band plays your song
Grup şarkını çalarken
I feel strong enough to keep dreaming
Hayal kurmaya devam edebilecek kadar
Even when I’m all alone our love goes on and on
Tamamen yalnız olduğumda bile
Aşkımız devam ediyor

When I’m Gone

During the making of this album
Bu albümün yapımı sırasında
I received the unfortunate news that
Talihsiz haberler aldım
Nipsey Hussle was murdered in Los Angeles
Nipsey Hussle, Los Angeles’ta öldürülmüş
It really hurt me
Beni gerçekten üzdü
And then the outcry and love and
Support after his death was incredible
Ölümünden sonra yağan sözler, sevgi ve destek de inanılmazdı
But it inspired me to write this song
Ama bu şarkıyı yazmam için bana ilham verdi

Every day we lose somebody close to us
A loved one

Her gün bize yakın birini, sevdiğimiz birini kaybediyoruz
And only then do we seem to find the time
And the way to tell ’em how much we care about ’em

Ve ancak o zaman onlara ne kadar değer verdiğimizi söyleme zamanını ve yolunu buluyoruz

Don’t tell me that you miss me
Beni özlediğini söyleme
Don’t tell me that you love me
Beni sevdiğini söyleme
Don’t tell me that you need me
Bana ihtiyacın olduğunu söyleme
Don’t wait to tell me that you love me
Beni sevdiğini söylemek için bekleme

When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
When I’m gone
Öldüğümde
This is our time
Bu bizim zamanımız

Don’t wait ’til I’m dead until these words are said
Bu sözleri söylemek için ben ölene kadar bekleme
Don’t wait until I die and then start to fake cry
Ben ölene kadar bekleyip sonra sahte sahte ağlamaya başlama
Tell the people that you love that you love ’em now
İnsanlara onları sevdiğini şimdi söyle
Show the people you appreciate just how
Onları nasıl takdir ettiğini,
How much they mean to ya
Sana ne ifade ettiklerini,
How much you care how real it is
Gerçekten ne kadar umurunda olduklarını göster
They’re right in front of ya
Hemen yanındalar:
Your family, your wife, your kidsy
Ailen, karın, çocukların
Don’t wait for tragedy to tell ’em how you really feel
Onlara nasıl hissettiğini söylemek için bir trajedi bekleme
Don’t wait
Bekleme,
Tomorrow might be too fuckin’ late
Yarın çok geç olabilir

When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you miss me
Beni özlediğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our time
Bu bizim zamanımız
Don’t wait to tell me that you love me
Beni sevdiğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you need me
Bana ihtiyacın olduğunu söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
We can’t afford to waste a moment
Zamanımızı harcayamayız

I will be lost without you
Sensiz kaybolurum
How do I make it right?
Nasıl düzeltebilirim
How do I take back all the time I’ve wasted alone
Yalnız başıma harcadığım zamanı nasıl geri alabilirim
And how would it make you feel
Sana nasıl hissettirir
How would it make you feel
Sana nasıl hissettirir
Knowing you had the chance and let it slip away?
Bir şansın olduğunu ama kayıp gitmesine izin verdiğini bilmek

Don’t wait until I’m dead
Ben ölene kadar bekleme
You’ve got friends
Arkadaşların var
Tell ’em that you care
Onlara önemsediğini söyle
You’ve got family
Ailen var
Tell ’em how you feel
Onlara nasıl hissettiğini söyle
Don’t wait to say how great a guy I was and all that bullshit
Ne kadar müthiş biri olduğumu falan filan Söylemek için bekleme

When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you miss me
Beni özlediğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our time
Bu bizim zamanımız
Don’t wait to tell me that you love me
Beni sevdiğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you need me
Bana ihtiyacın olduğunu söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
We can’t afford to waste a moment
Zamanımızı harcayamayız

Seems like every day death comes unexpectedly
Ölüm sanki her gün beklenmedik bir şekilde geliyor
Seems like yesterday my man was sittin’ next to me
Dostum sanki daha dün yanımda oturuyordu gibi geliyor
So many things I could’ve said and that we could’ve done
Söyleyebileceğim ve yapabileceğimiz çok şey vardı
The reaper’s comin’ but I never thought he’d be the one
Azrail tabii gelir ama asla ona geleceğini düşünmemiştim
I don’t do funerals
Cenaze törenleri benim tarzım değil,
Don’t wanna see you in no box
Seni öyle kutuda görmek istemiyorum
I miss my homies and my love for them will never stop
Dostlarımı özlüyorum ve onlara olan sevgim asla sönmeyecek
Don’t have regret and wait until your loved one dies
Sevdiklerin ölene kadar bekleyip pişman olma
Now’s your chance
Şimdi senin şansın
Tell ’em while they’re still alive
Onlar da hâlâ hayattayken içindekileri söyle

When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you miss me
Beni özlediğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our time
Bu bizim zamanımız
Don’t wait to tell me that you love me
Beni sevdiğini söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
This is our life
Bu bizim hayatımız
Don’t wait to tell me that you need me
Bana ihtiyacın olduğunu söylemek için bekleme
When I’m gone
Öldüğümde
We can’t afford to waste a moment
Zamanımızı harcayamayız

Too many people pass away every single day
Her geçen gün daha fazla insan ölüyor
And we don’t show ’em how we feel until it’s too late
Ve onlara çok geç olana dek nasıl hissettiğimizi göstermiyoruz
I appreciate or love is something we won’t say
Takdir ediyorum ya da seviyorum bir türlü söylemediğimiz şeyler
We delay it ’til they’re gone and say it at their grave
Onlar ölene kadar geciktirip ancak mezarlarında söylüyoruz
We delay it ’til they’re gone and say it at their grave
Onlar ölene kadar geciktirip ancak mezarlarında söylüyoruz
‘Til they’re gone and say it at their grave
Onlar da hâlâ hayattayken içindekileri söyle

Broken

I wanted you to know I love the way you laugh
Kahkahana bayıldığımı bilmeni istiyorum
I wanna hold you high and steal your pain away
Senin üzerine titreyip çektiğin acıları alıp götürmek istiyorum
I keep your photograph, I know it serves me well
Hâlâ fotoğrafını saklıyorum, olanları hak ettiğimi biliyorum
I wanna hold you high and steal your pain
Senin üzerine titreyip çektiğin acıları senin yerine çekmek istiyorum

‘Cause I’m broken when I’m lonesome
Çünkü yalnız kaldığımda ben eksiğim
And I don’t feel right when you’re gone away
Sensiz kaldığımda doğru hissetmiyorum

You’ve gone away
Uzaklara gittin
You don’t feel me here anymore
Benim burada olduğumu artık hissetmiyorsun

The worst is over now and we can breathe again
En kötüsü geçti artık, rahat nefes alabiliriz
I wanna hold you high, you steal my pain away
Senin üzerine titremek istiyorum, sen yanımdayken acı çekmiyorum
There’s so much left to learn, and no one left to fight
Öğrenecek daha çok şey var, savaşacak kimse de kalmadı
I wanna hold you high and steal your pain
Senin üzerine titreyip çektiğin acıları senin yerine çekmek istiyorum

‘Cause I’m broken when I’m open
Çünkü içimi açtığımda eksiğim
And I don’t feel like I am strong enough
Kendimi yeterince güçlü hissetmiyorum
‘Cause I’m broken when I’m lonesome
Çünkü yalnız kaldığımda ben eksiğim
And I don’t feel right when you’re gone away
Sensiz kaldığımda doğru hissetmiyorum

‘Cause I’m broken when I’m lonesome
Çünkü yalnız kaldığımda ben eksiğim
And I don’t feel right when you’re gone
Sensiz kaldığımda doğru hissetmiyorum

You’ve gone away
Uzaklara gittin
You don’t feel me here anymore
Benim burada olduğumu artık hissetmiyorsun