Give Unto Me

I’ve been watching you from a distance
The distance sees through your disguise
All I want from you is your hurting
I want to heal you
I want to save you from the dark

Give unto me your troubles
I’ll endure your suffering
Place onto me your burden
I’ll drink your deadly poison

Why should I care if they hurt you
Somehow it matters more to me
Than if I were hurting myself
Save you [save you]
I’ll save you

[Fear not the flame of my love’s candle]
Give unto me your troubles
[Fear not the flame of my love’s candle]
I’ll endure your suffering
[Let it be the sun in your world of darkness]
Place onto me your burden
[Give unto me all that frightens you]
I’ll drink your deadly poison
[I’ll have your nightmares for you if you sleep soundly]

Give unto me your troubles
[Fear not the flame of my love’s candle]
I’ll endure your suffering
[Let it be the sun in your world of darkness]
Place onto me your burden
[Give unto me all that frightens you]
I’ll drink your deadly poison
[I’ll have your nightmares for you if you sleep soundly]

Fear not the flame of my love’s candle
Let it be the sun in your world of darkness


Türkçe Çevirisi

Seni uzaktan izliyordum
Aramızdaki mesafe sayesinde giydiğin maskenin ardını görebiliyorum
Senden istediğim tek şey çektiğin acılar
Seni iyileştirmek istiyorum
Seni karanlıktan kurtarmak istiyorum

Dertlerini bana bırak
Senin yerine ben çekerim
Sırtındaki yükü bana yükle
Seni öldürecek zıkkımı ben içerim

Neden umursayayım ki senin canını yakmalarını
Nedense daha çok umurumda olan
Benim canımın yanıp yanmadığı
Seni kurtarayım
Seni kurtaracağım

[Aşkımın mum ışığından korkma]
Dertlerini bana bırak
[Aşkımın mum ışığından korkma]
Senin yerine ben çekerim
[Bırak senin karanlık dünyanın güneşi olsun]
Sırtındaki yükü bana yükle
[Seni korkutan her şeyi bana bırak]
Seni öldürecek zıkkımı ben içerim
[Sen rahat uyu diye kâbuslarını ben görürüm]

Dertlerini bana bırak
[Aşkımın mum ışığından korkma]
Senin yerine ben çekerim
[Bırak senin karanlık dünyanın güneşi olsun]
Sırtındaki yükü bana yükle
[Seni korkutan her şeyi bana bırak]
Seni öldürecek zıkkımı ben içerim
[Sen rahat uyu diye kâbuslarını ben görürüm]

Aşkımın mum ışığından korkma
Bırak senin karanlık dünyanın güneşi olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.