The Bitter Truth

Wasted On You

The Game Is Over

Use My Voice

Yeah Right

Better Without You


 

Wasted On You


I don’t need drugs
İlaçlara ihtiyacım yok
I’m already six feet low
Ben zaten ölmüşüm
Wasted on you
Seninle harcanıyorum
Waiting for a miracle
Bir mucize bekliyorum
I can’t move on
Yoluma devam edemiyorum
Feels like we’re frozen in time
Zamanın içinde donmuşuz gibi hissediyorum
I’m wasted on you
Seninle harcanıyorum
Just pass me the bitter truth
Bana acı gerçeği ver, yeter

Love – don’t you remember?
Sevgilim, hatırlamıyor musun?
We were the ones
Nothing could ever change, and
Love – it’s easier not to believe

Biz
Hiçbir şeyin değiştiremeyeceği kişilerdik
Ve sevgilim, daha kolay
We have broken everything
Her şeyi mahvettiğimize inanmamak
But here we are
Ama işte buradayız

Numb my head
‘Til I can’t think anymore

Daha fazla düşünemeyinceye kadar
Beynimi uyuştursam bile
But I still feel the pain
Hâlâ acıyı hissediyorum

I don’t need drugs
İlaçlara ihtiyacım yok
I’m already six feet low
Ben zaten ölmüşüm
Wasted on you
Seninle harcanıyorum
Waiting for a miracle
Bir mucize bekliyorum
I can’t move on
Yoluma devam edemiyorum
Feels like we’re frozen in time
Zamanın içinde donmuşuz gibi hissediyorum
I’m wasted on you
Seninle harcanıyorum
Just pass me the bitter truth
Bana acı gerçeği ver, yeter

Once this was a garden
Bir zamanlar bu bir bahçeydi
This was our world
Bizim dünyamızdı
All of the nightmares stayed in the dark
Bütün kâbuslar karanlıkta kalıyordu
A little too much time by yourself
Gereğinden fazla kendinle baş başa kalırsan
And you become the enemy
Bir düşmana dönüşürsün
Just look at us now
Şimdi bize bir bak

Drowning slowly just to stay true
Yavaşça boğuluyoruz
Sırf ilişkimize sadık kalmak için

I don’t need drugs
İlaçlara ihtiyacım yok
I’m already six feet low
Ben zaten ölmüşüm
Wasted on you
Seninle harcanıyorum
Waiting for a miracle
Bir mucize bekliyorum
I can’t move on
Yoluma devam edemiyorum
I feel like we’re frozen in time
Zamanın içinde donmuşuz gibi hissediyorum
I’m wasted on you
Seninle harcanıyorum
Just pass me the bitter truth
Bana acı gerçeği ver, yeter

Will I ever be the same?
Hiç eskisi gibi olabilecek miyim?
Am I strong enough to change?
Değişmek için yeterince güçlü müyüm?
Is it in my blood?
Kanımda bu var mı?

Shield my eyes to face the day
Günışığıyla yüzleşebilmek için korumalıyım
Come too far to slip away
Şimdi düşmek için fazla yol kat ettim
But it’s killing me to go on without you
Ama sensiz devam etmek beni öldürüyor

I don’t need drugs
İlaçlara ihtiyacım yok
(I’m already six feet low)
(Ben zaten ölmüşüm)
Wasted on you
Seninle harcanıyorum
Waiting for a miracle
Bir mucize bekliyorum
I can’t move on
Yoluma devam edemiyorum
Like we’re frozen in time
Zamanın içinde donmuşuz gibi hissediyorum
I’m wasted on you
Seninle harcanıyorum
(I’m wasted on you)
(Seninle harcanıyorum)
Just pass me bitter truth
Bana acı gerçeği ver, yeter


The Game Is Over


Had enough I’ve really
Bıktım artık
had enough
Bıktım
Had enough of denial
İnkârdan bıktım
I’m not alright but I’m not gonna lie I don’t know that I ever was
İyi değilim ama dürüst olmak gerekirse hiçbir zaman iyi hissettiğimi sanmıyorum

all alone I’ve waited
Yapayalnız bekledim
all alone
Yapayalnız
Held it in as I played by your rules I’ve been biting my lip but I’m losing my grip
Hep içime attım senin kurallarınla oynarken, çenemi kapalı tuttum ama artık kontrolümü kaybediyorum
I’m coming down down down
Düşüyorum aşağı, aşağı, aşağı

When all the hate burns off I’m left here with the pain
İçimdeki tüm nefret uçup gittiğinde sadece acıyla baş başayım
Behind our vain devices are we all the same
Boş cephelerimizin altında hepimiz aynı mıyız

Change me into something I believe in
Değiştir beni inanabileceğim bir şeye
Change me so I don’t have to pretend
Değiştir beni ki rol yapmayı bırakabileyim

Take a breath and try to play along but
Nefesimi içime çekip oynamaya devam etmeye çalışıyorum ama
I’m a terrible liar
Çok kötü bir yalancıyım
I feel the world like a brick on my chest
Dünyayı göğsümün üstünde bir tuğla gibi hissediyorum
and the party’s just begun
Ve parti daha yeni başladı

Throw the rope I’m wading
Bir ip at bana, boğuluyorum
Through the mud
Çamurların içinde
From your mouth flow a thousand truths
Dudaklarından binlerce gerçek akıyor
But you know there’s only one
Ama sen de biliyorsun gerçek tek

When all the hate burns off I’m left here with the pain
İçimdeki tüm nefret uçup gittiğinde sadece acıyla baş başayım

Change me into something I believe in
Değiştir beni inanabileceğim bir şeye
Change me so I don’t have to pretend
Değiştir beni ki rol yapmayı bırakabileyim
Sweet words they mean nothing they’re not true
Tatlı sözlerin bir anlamı yok, gerçek değiller
cause the game is over
Çünkü oyun bitti

I want it all or I want nothing at all
Ya her şeyi istiyorum ya da hiçbir şeyi
maybe I can change me into something I believe in
Belki kendimi değiştirebilirim inanabileceğim bir şeye
Change me so I don’t have to pretend
Değiştirebilirim kendimi ki rol yapmayı bırakabileyim
Your sweet words they mean nothing save your breath
Senin tatlı sözlerinin bir anlamı yok, çeneni yorma
The game is over
Oyun bitti




Use My Voice


Cover my ears and close my eyes
Kulaklarımı kapatıp gözlerimin önünü örtüp
Just long enough to stop the noise
Etrafımdaki gürültüye beni sağır etsen de
Go on, take everything and throw it away
Her şeyi toplayıp bir kenara itsen de
But I will use my voice
Sesimi kullanacağım

Drown every truth in an ocean of lies
Tüm gerçekleri yalanların okyanusunda boğsan da
Label me "bitch" because I dare to draw my own line
Sırf bunları reddettiğim için bana laf atsan da
Burn every bridge and build a wall in my way
Tüm köprüleri atıp yoluma duvar çeksen de
But I will use my voice
Sesimi kullanacağım

Whether you like it or not, you’re gonna take what I got
İstesen de istemesen de elimden gelen her şeyle yüzleşeceksin
If we can’t talk about it, we’ll just keep drowning in it
Eğer sesimizi yükseltemezsek içinde boğulmaya devam ederiz
Give me credit or not, I give and I give a lot
Bana hak versen de vermesen de, kendimi olduğunca vermeye devam ediyorum
But don’t you speak for me
Benim adıma konuşmaya kalkma
No, don’t you speak for me
Sakın benim adıma konuşmaya kalkma

Never mind me, I’m a waste of your time
Beni boş ver, zamanını harcıyorum
Never gonna fit in the box that you need
İstediğin kutuya beni asla sığdıramazsın
And I can read between the lines, yeah
Satır aralarını da okuyabiliyorum, evet
Gather your friends and wave your gun in my face
Arkadaşlarını toplayıp yüzüme silah doğrultsan da
But I will use my voice
Sesimi kullanacağım

Whether you like it or not, you’re gonna take what I got
İstesen de istemesen de elimden gelen her şeyle yüzleşeceksin
If we can’t talk about it, we’ll just keep drowning in it
Eğer sesimizi yükseltemezsek içinde boğulmaya devam ederiz
Give me credit or not, I give and I give a lot
Bana hak versen de vermesen de, kendimi olduğunca vermeye devam ediyorum
But don’t you speak for me
Benim adıma konuşmaya kalkma
No, don’t you speak for me
Sakın benim adıma konuşmaya kalkma

Whether you like it or not
İstesen de istemesen de
Whether you like it or not
İstesen de istemesen de
Whether you like it or not
İstesen de istemesen de
Whether you like it or not
İstesen de istemesen de

One day soon
It’s gonna fall back on you
Yakında her şey sana dönecek
No more lies
We’re gonna break right through

Yalan yok artık, biz her şeyin altından kalkacağız

Like it or not
İstesen de istemesen de
If we can’t talk about it, we’ll just keep drowning in it
Eğer sesimizi yükseltemezsek içinde boğulmaya devam ederiz
Give me credit or not, I give and I give a lot
Bana hak versen de vermesen de, kendimi olduğunca vermeye devam ediyorum
But don’t you speak for me
Benim adıma konuşmaya kalkma
No, don’t you speak for me
Sakın benim adıma konuşmaya kalkma
Don’t you speak for me
Benim adıma konuşmaya kalkma