Pop&Kültür Dergisi Röportajı

Dünyaca ünlü Rock grubu Evanescence POP&KÜLTÜR dergisine konuk oldu! “Use My Voice’’ adlı yeni tekliyle geri dönüş yapan grup özel açıklamalarda bulundu;

Yakında çıkacak “The Bitter Truth” albümündeki en son single’ınız “Use My Voice” 14 Ağustos tarihinde yayınlandı. Bu şarkının arkasındaki hikaye ne? Şimdiye kadar şarkıya nasıl tepkiler geldi? “Use My Voice” parçası içerisinde derin anlamlar barındırıyor ve bu şarkı, ABD vatandaşlarını oy kullanmaya teşvik etmek için de kullanılıyor. Bu parçanın sizin için anlamı nedir?

Bu şarkı benim için kendinize karşı dürüst olmayı, kim olduğunuzun ve ne söylemeniz gerektiğinin önemli olduğuna inanmayı ve haksızlığa uğradığınızda bunu açıkça dile getirmeyi ifade ediyor. Bir şeylerin iyi olması için bunları tartışmakla işe başlamalıyız. Dürüstçe ve yürekten dile getirdiğinizde sesiniz, herhangi bir yalandan daha güçlüdür. Dünyanın her yerindeki sesi duyulmuyor gibi hisseden insanları, her şeyden önemlisi umutla güçlendirmeyi ve onlara ilham vermeyi umuyoruz.

Yaklaşan “The Bitter Truth” albümden şimdiye kadar 2 şarkı dinledik. Bu albümden ne bekleyebiliriz? 

Albümün ismi ana fikri veriyor. Hakikat için savaşmak her zaman güzel ya da kolay değil, genellikle acı vericidir, ancak iyileşmemiz için kendimize bununla yüzleşmeye izin vermemiz gerekir. Albümün derin bir ruhu var ve orkestra odaklı bir oluşumdan öte grup odaklı bir albüm. Ama iyi bir ses çeşitliliği de var. Bence bunu yayınladığımız 3 şarkıdan zaten duymuşsunuzdur. Biz sadece iyi hissettiren neyse onu yapıyoruz. 

2021 yılında dünya turnesine çıkacaksınız – uzun bir aradan sonra bu konu hakkında ne hissediyorsunuz?

Nihayet turneye geri döndüğümüzde çalacağımız bir albüm dolusu yeni şarkı olacak. Bu son derece tatmin edici olacak. Within Temptation ile ilk kez turneye çıkmak için sabırsızlanıyoruz!

Gruptaki herkesin seçici bir müzik zevki var, epik hard rock türü ise ortak noktamız. Ama bir müzik iyiyse, o müzik iyidir!

İstanbul’u kesinlikle seviyoruz ve her seferinde orada inanılmaz vakit geçiriyoruz. Ne zaman gelsek geleneksel olarak vapur gezintisine çıkıyoruz.

İlk albümünüz 2003 yılında yayınlandı ve Evanescence olarak hemen büyük bir başarıya ulaştınız. Sizce müzik endüstrisi o zamandan bugüne ne şekilde değişti?

Bence müziğin yayınlanma ve tüketilme biçimine yeni bir özgürlük geldi. Artık belirlenmiş kurallar yokmuş gibi, her şey mümkünmüş gibi geliyor. Biz bu özgürlüğün tadını yeni albümdeki şarkıları teker teker yayınlayarak ve aynı zamanda da albümün kalanını yazıp kaydederek çıkarıyoruz.

Evanescence yeni şarkılar yayınlayacağı için hayranlar heyecanlı. Grup büyüdükçe hayran kitlenizin değiştiğini hissediyor musunuz? Evanescence üretkendir. Bir nesil sizinle büyüdü. Bu nasıl hissettiriyor?

Doğru, biz büyüdük ve hayranlarımız da bizimle büyüdü. İlk başladığımız zamanı hatırlıyorum, yeni bir deneyimin verdiği heyecandan ibaretti her şey. Şimdi ise grubumuz, müziğimiz ve hayranlarımız arasında bir tarih var. Bu çok daha derin bir mevzu. Birlikte bir hayat geçirdik. 

Birçok büyük müzik ödülüne aday gösterildiniz. Grammy gibi… Ve şimdi de MTV Video Müzik Ödülleri. Hiç büyük ödülleri kazanma baskısı hissettiniz mi? Sizce Grammy gibi büyük ödülleri kazanmak sanatçının kariyeri açısından önemli midir?

Grammy ödülünü kazanmak kesinlikle önemliydi ve açıkça söylemek gerekirse şu anda oluşturduğumuz grupla birlikte Grammy kazanmayı çok isterim. Ödüller ile tanınmak güzel hissettirse de, ödül beklentisini olabildiğince aklımdan çıkarmaya çalıştım ve müziğin bu baskı veya beklenti olmadan, olduğu gibi yaratılmasına izin verdim. 

Solo albümünüz “Dream Too Much”‘ı yayınladınız ve son zamanlarda da “Speak To Me” isimli bir single çıkardınız. Solo çalışmalar yapmayı ve grupta olmaya kıyasladığınızda neler hissediyorsunuz?

Dream Too Much albümü benim için çok özel bir deneyimdi. O, ailemle birlikte yaptığım, çocukların albümüydü. Babam, amcam, kız kardeşlerim ve erkek kardeşim ile… Birlikte müzik yaptığımız o zamanlara sonsuza kadar değer vereceğim ve yaptığımız müziği her zaman dinleyebileceğim için çok minnettarım! Speak To Me, Love Exists şarkıları ve geçen yıllarda yaptığım film müziği çalışması pek çok yönden benim için iyiydi. Döngüyü kırdığınızda ve farklı yollardan geçmenize izin verdiğinizde kendiniz hakkında bilmediğiniz şeyleri keşfedebilirsiniz ve sahip olmadığınızı düşündüğünüz yetenekleri geliştirebilirsiniz. Bu durum ayrıca bir sanatçı olarak başka yönlerimi göstererek Evanescence’a tekrar dönmeye hazır hissetmeme de yardımcı oldu.

 Müzik tarzınız hakkında çeşitli tartışmalar var. Müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Tek bir cümlede toparlamak zor. Müziğim tartışıldığı için memnunum, herhangi bir kıstasa gerçekten bağlı kalmak istemem. Gruptaki herkesin seçici bir müzik zevki var, epik hard rock türü ise ortak noktamız. Ama bir müzik iyiyse, o müzik iyidir!

2019 yılında İstanbul’da konser verdiniz. Türkiye’yi/İstanbul’u sevdiniz mi? Atmosfer nasıldı? Türk mutfağını hiç denediniz mi? Buraya tekrar gelmek ister misiniz?

İstanbul’u kesinlikle seviyoruz ve her seferinde orada inanılmaz vakit geçiriyoruz. Ne zaman gelsek geleneksel olarak vapur gezintisine çıkıyoruz. Karantinadan bu yana çoğunlukla kendi yemeğimi pişirdiğim için son yolculuğumuzda yediğimiz şeyleri çok istediğimi söyleyebilirim. Özellikle pide, o lezzetli peynir ile birlikte! Ayrıca yaprak sarma da çok güzeldi. İstanbul çok güzel; okyanus, insanlar… Sadece gezip görmek için bir gün oraya gelmeyi çok isterim.


Kaynak: popnkulturmagazine.com

İçeriği Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir