Amy Lee 94.5 The Buzz’ın Rod Ryan Show’unda

– Rod: Evanescence baş vokali Amy Lee bize telefonla katılıyor! Günaydın!

– Amy: Hey! N’aber?

– Rod: Kötü değil! Nerelerdeydin?

– Amy: Albümün üzerinde çalışıyordum, senin için, tabii!

– Rod: Yani, bunca yıl! Eminim herkesten bu yorumları alıyorsundur ama… Nerelerdeydiniz? İnternette kendini iyi gösterdiğini biliyorum, Twitter’da falan güncellemelerle ama seninle yeni şarkılar hakkında son konuşmamızdan beri çok büyük bir boşluk olduğunu hissediyorum!

– Amy: Yani, umurunda olduğunu görmek güzel, tamam mı? Beni suçluyormuş gibi söylemene rağmen, hoşuma gidiyor. Cidden. Minnettarım. İnsanların taktığını ve bizim yokluğumuzu fark edebildikleri için mutluyum. Bizim için çok anlamı var!

– Rod: Heyecanlıyız yine de! Öyleyiz. Hepimiz çok heyecanlıyız, yepyeni bir single’ın üzerinde oturuyoruz ve birazdan herkes için ilk dinlemesini sunacağız. Hemen soracağım soru şu: Birkaç yıl geçti, bu sırada hep yazıyor muydun yoksa dinlenmek için bir adaya falan gidip rahatladığın bir süre oldu mu?

– Amy: Evet, ikisi de oldu. Bir adada değil ama, vay be, güzel olurdu. Dürüst olmak gerekirse, 2007’de turu bitirdikten sonra her şeyden kaçmam gerekiyordu biraz. Bunu tekrar yapar mıydık yapmaz mıydık bilmiyordum. Yani, daha yeni evlenmiştim ve Evanescence tüm yetişkinlik hayatımı kapsamıştı. Bir süre “Tamam, bunun dışında ben kimim?” diye düşünmem gerekiyordu. İşte, New York’ta yaşadım, kendimi bulmaya çalıştım, yemek yapıyor, takılıyor, arkadaşlar ediniyor ve bilirsin işte, EV işini yaparken olduğu gibi her şeyin etrafımda dönmesinin olmamasının tadını çıkarıyordum.

– Rod: Mutfakta bir Amy Lee çok ateşli. Favori, en iyi yemeğin ne? Benim “Kendi Yemeğini Kendin Getir” partime geliyor olsaydın—

– J/T: Hot Pockets!

– Rod: …yapabileceğin en iyi yemek ne olurdu?

– Amy: Ah, hayır. Enchilada yapmayı seviyorum. Meksika yemekleri yapmaya bayılıyorum, büyürken bizim evimizde çok yapılırdı. Babam harika bir aşçıydı. Bundan daha ilginç şeyler de yapabilirim ama herkes bize geliyorsa, taco ve enchilada yapmak harika, herkes kendininkini yapar ve harika olur.

– Rod: Ben varım. Partinin günün ve saatini sana yollarım.

– Amy: Neyse işte, en başta bir şeyler yapmıyordum, yani bir şey yapmamak değil de, kendim olmakla meşguldüm işte, ve sonra, neyse ki, “ben” günün sonunda müziği seven biriydi. O yüzden tekrar çalışmaya başladım ve bayağı uzun sürdü çalışmalarım. Bir yön bulmalıydım, çok yol değiştirdi şu anki haline gelene kadar: Evanescence ve başka şeyler arasında harika bir kombinasyon, grubun kökündeki his ve yeni bir enerji ve havanın harika bir karışımı.

– Rod: Ne kadar heyecanlı olduğunu dinleyin! Telefonumuzdaki konuğumuz Amy Lee, Evanescence. Yeni single’ı birazdan yayınlayacağız, o yüzden burada kalın.

– J/T: Tamam, Amy, Amy! Sen de bir insansın sonuçta, yıllar boyunca kişilik açısından değişip gelişeceksin. İlk albümünüzün çıktığı zamanla şimdi evlenmiş olduğun zaman aynı değildi tabii. Ne değişti? Kızgın şarkı sözleriyle mi karşılaşacağız, mutlu şarkı sözleriyle mi, ne demek istediğimi anlıyor musun? Geçen sefer duyduklarımızla şimdi duyacaklarımız arasındaki fark ne?

– Amy: Ya, açıklaması zor. Yani, genelde günlük hayatım hakkında şarkı söylemiyorum ki. Markete gitmek, kedileri veterinere götürmek gibi şeyler hakkında değil yani! Bunları yapıyordum normalde hayatımda yani. Her şeyden biraz var [şarkı sözlerinde]. Kesinlikle büyük bir kayıp ya da hayatta biraz… Biraz değil aslında, hayatta zor olan şeyler var; o acıyı, hüsranı ya da kaybı yansıttığım anlar var ve bence büyük asıl bir his var albümde, gruba olan sevgim ve minnettarlım. Bence bu albümde hakkında şarkı söylediğim asıl ilişki Evanescence’in kendisiyle olan ilişkim ve bu yüzden günün sonunda bu albümün kendi ismimizi taşıması çok mantıklı. Çünkü işte hayatımın o aşkı hakkında şarkı söylüyorum.

– J/T: Güzel.

– Amy: Onunla iyileşiyorum, aşık oluyorum, hepsi işte.

– Rod: Şimdi, bu üçüncü tam albüm. Arada bir yerde canlı performans albümü olduğunu da biliyoruz. Telefondaki konuğumuza yakında çalacağımız yeni şarkısı için bir ortam hazırlamasını sağlayacağız. Adı “What You Want”. Albüm 11 Ekim’de çıkacak. Evanescence. Herkes heyecanlı.

– Doug: Şimdi, Amy. Bunu insanlar pek biliyor mu bilmiyorum ama sanırım 4 Mayıs 2003 konserindeydim, CD’nizi çıkardığınız zaman, Engine Room, Houston, Texas’ta. Bir ya da iki gün önceydi. Size aşık olmuştum orada ve o konseri tüm ayrıntılarıyla hatırlıyorum. Merak ettiğim şu: Senin de böyle, ilk kez konserde görüp bayıldığın ve sonra favorilerinden biri olan bir grubun var mı?

– Amy: Evet, Smashing Pumpkins ve Garbage. İkisi de. Beraberlerdi. Sanırım…

– J/T: Shirley Manson ne kadar havalı? Kadın direkt deli havalı.

– Amy: Biliyorum, biliyorum. Onu çok seviyorum, eskiden ona nasıl hayranlık beslerdim.

– J/T: Ben de.

– Amy: Bir arkadaşın patent deri pantolonlarını ödünç alıp konserlerine gitmiştim, çok havalı olduğumu düşünüyordum, 14-15 yaşında falandım sanırım. O konsere gidişimi hatırlıyorum. O sıralarda Little Rock, Arkansas’ta yaşıyordum ve benim ilk büyük rock konserimdi. Büyük ihtimalle ilkiydi, iki grubun da çok büyük hayranıydım. Sanırım, onları seyrederken hissettiğim asıl şey buydu: “Ben de oraya çıkmak istiyorum.”

– J/T: Evet.

– Rod: Birkaç haftaya [Nashville’de] konseriniz olacak. Tam bir konser vermenizin üzerinden birkaç yıl geçti. Sahneye çıkmadan önce gergin mi olacaksınız, yoksa sahneye çıkmak için kendinizi tutamayacak mısınız?

– Amy: Ben gergin olurum. İkisi de aslında ama ben hep gergin ve korkmuş olurum, “Tanrım, ya bir şey yanlış giderse?”. Ama bunun nedeni çok uzun zamandır yapmamış olmam. Son konserimizin üzerinden iki yıl geçti ve, yani, bilirsin, ikisi de çok küçük, çabuk şovlardı, bunun gibi. Yani, evet, gergin olurum. Yani, hadi! Seni uzun zamandır görmemiş binlerce insan var orada. Çok fazla. Paslandım ama heyecanlıyım, yapabileceğimizi biliyorum.

– Rod: Buralarda, ülkenin geri kalanında birkaç konsere ne dersin? Yani, Nashville’de bir konser olacağını biliyorum ve İngiltere’de Kasım’da birkaç konser olacağını gördüm ama Amerika’da biraz tur yapacak mısınız yakında?

– Amy: Tabii ki, tabii ki. Daha tarihleri yeni kararlaştırıp çıkarıyoruz, yani… Aslında Amerika’yı Avrupa’dan önce turlayacağız biraz. Sanırım Ekimin başında başlayacağız. Birkaç ülke-dışı ayarlamalarımız var, Porto Riko ve Brezilya gibi. Sonra Amerika’ya başlıyoruz, sanırım 8 veya 10 Ekim gibi, oralarda bir yerde işte, üç hafta yapacağız, sadece büyük şehirler falan sonra da biraz Avrupa… Gelecek yıl geri döneceğiz tur için. Bizi öldürene kadar tur yapmayı plânlıyoruz.

– Rod: Tamam, kendi isimlerini taşıyan albüm 11 Ekim’de çıkıyor. Evanescence. Telefondaki konuğumuz Amy Lee. İlk single’ları “What You Want”. Bunu daha yeni aldık. Bize [What You Want] hakkında neler anlatmak istersin? Çünkü, albümün sesi hakkında çok spekülasyon oldu. Electronica-dance mi olacak, rock mı… Çok tartışması döndü. Şarkıyı dinlemeden önce ne söylemek istersin?

– Amy: Benim için… Yani, bence “What You Want”ta her şeyden biraz var. Yani, onun single olması çok doğaldı ama aynı zamanda… albümde ona benzemeyen bir sürü şarkı da var. Yani, kocaman, dev gibi bir şey bu ama “What You Want” harika bir şarkı. Çok heyecanlıyım. “Öf! Bu şarkı single olduğu için çok mutluyum! Bu şarkı harika!” modundayız biz.

– Rod: Bunu single olarak çıkarma konusunda senin ne kadar sözün oldu? Şirketle beraber oturup konuştunuz mu yoksa onlar mı seçti şarkıyı?

– Amy: Karşılıklı bir karardı.

– Rod: Tamam.

– Amy: Yani, çok düşündük üzerinde. Single olabilecek çok şarkı vardı o yüzden biraz zor oldu seçmek ama aynı zamanda, günün sonunda “Yok ya, ‘What You Want’ olmalı,” olduk ve onlar da “Evet, kesinlikle,” oldular.

– Rod: Amy, her zaman bizim için bir zevktir. Çok teşekkürler. Başarılı olmaya devam et. Evanescence.com. Tura başladığınız zaman olabildiğince çabuk haber verin ki görebilelim önceden görüp harika olduğunu düşündüğümüz canlı performansları.

– Amy: Teşekkürler, tamam! Ekimde görüşürüz.

– Rod: Tamam, çok teşekkürler. İyi günler.

– Amy: Sen de. Hoşça kal!

Röportajı İndir

image

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.